top of page
  • Writer's pictureKader Sevinc

Mansplaining'i Aşmak: Er-Bilgiçliğe Tepki Vermenin Yolları


Bugün yeni birşey öğrendim, "mansplaining" teriminin Türkçe karşılığı olarak önerilen "er-bilgiçlik"! İngilizcesi "mansplaining" son yıllarda çokça kullanılan bir kavram ama bugüne kadar Türkçeye kazandırılan bir karşılığını bulamamıştım. Terim, 'man' (erkek) ve 'explaining' (açıklama) kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuştur. "Er-bilgiçlik" terimi, bir erkeğin, bir kadına bir şeyi küçümseyici, aşırı kendine güvenen ve genellikle yanlış şekilde açıklaması durumunu ifade eder. Bir tür zorbalık. Ataerkil bir dünyada, duvarları yıkmaya çalışan güçlü kadınların karşılaştığı erkeklerce uygulanan psikolojik şiddetin, zorbalığın bir biçimi. Bu kavramın kökenleri, 2008 yılında Amerikalı yazar Rebecca Solnit'in "Men Explain Things to Me" (Erkekler Bana Şeyleri Açıklar) adlı eserine dayanır. Bu eser, Solnit'in, bir erkeğin ona kendi kitabını açıkladığı bir olayı betimleyen bir makalesi üzerine oluşmuştur. Bu durum, genellikle erkeklerin kadınlara karşı bilgi ve deneyimlerini kullanarak üstünlük sağlamaya çalıştıkları bir cinsiyetçilik örneği olarak görülür. Solnit, "mansplaining" terimini kendisi kullanmasa da, bu kitap çerçevesinde ortaya çıkmıştır. "Mansplaining", erkek egemen toplumların uzun süreli etkisi altında şekillenen ve cinsiyet eşitsizliğinin bir göstergesi olan bir durumdur. Kadınların bilgi ve deneyimlerinin aşağılandığı veya görmezden gelindiği durumlardır. Bu tür bir tutum, sadece bireyler arasında değil, işyerlerinde, eğitim kurumlarında ve toplumun genelinde de karşılaşılan bir durumdur. Erkeklerin kadınlara "mansplaining" yaptığı durumlar, kadınların yeteneklerini ve bilgisini küçümser ve cinsiyet eşitsizliğini teşvik eder. Bu nedenle, bu durumla başa çıkmak ve ona karşı durmak, toplumsal cinsiyet eşitliğine doğru ilerlemek adına önemlidir. Bugün, Paris'te avukatlık yapan Kerim Üster'in, eğitimini Saint Benoit'da tamamlamış, doktora tezi için Paris V Sorbonne'ye giden, France 24'te yorumculuk yapan ve Fransızca dersler veren Deniz Bağrıaçık'a "Fransızca öğren" dediği bir video izledim. İşte bu tam bir er-bilgiçlik örneğiydi. Bu olay, aklıma kendi başıma gelen iki olayı getirdi. Yıllar evvel, Harvard Üniversitesi'nde bir yaz dönemi boyunca öğrenim görmüştüm. Birkaç yıl önce ise Harvard'ta yaptığım bir sunumun fotoğrafını Instagram hesabımda paylaşmış, Cambridge'teki anılarımdan bahsetmiştim. Amerika ile ilişkileri üzerine çalışan genç akademisyen bir erkek, özgüven patlaması yaşayarak bana özel mesaj atıp Harvard'ın Cambridge'de olamayacağını, biraz da alaysı bir tavırla söyledi. Ne yani Harvard Üniversitesi, Cambridge'te miydi? Kendisine acı haberi vererek Harvard Üniversitesi'nin ABD'nin Boston kentinin Cambridge bölgesinde olduğunu söylediğimde -herhalde Google'da da gördü o sırada- o fazla şişkin özgüven yerle yeksan oldu. "..düzelteyim derken rezil oldum" dediği için bu olaydan kendine çıkarması gereken dersi çıkardığını sanıyorum o genç akademisyenin. Neyseki bunu canlı yayında yapmadı keza kendisi için sonuçları pek parlak olmazdı. Mansplaining sadece toplumsal bir meselenin uzantısı değil, aynı zamanda berbat bir görgü seviyesi göstergesi de. Erkekler arasında kadınlara karşı yaygın olan bir diğer tutum, kendi belirledikleri standartları kadınlara dayatmaları, ama aynı standartları kendilerine uygulamamalarıdır. Genellikle bu tutumların sonu hüsranla sonuçlanır. Geçmişte yaşadığım bir diğer hikaye, Ankaralı, dış politika bilir geçinen bir gazeteci ile alakalı. Bu kişi yıllar evvel, uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisansımı ve Avrupa Parlamentosu'nda yıllarca çalışmamı, Avrupa Birliği dahil birçok yerden aldığım araştırma ve proje ödüllerimi yok saymaya kalkışmıştı. Dahası üniversite mezuniyetimin uluslararası ilişkiler olmadığı için beni eleştirmek gibi absürd bir saldırıda bulunmuştu. Üstelik daha üniversitedeyken de bu alanda çalışmalarım, eğitimler, AB'nin açtığı yarışmada aldığım bir araştırma ödülüm dahi vardı. Olmasaydı da zaten yüksek lisansım, AP deneyimim yeterliydi benim bu alandaki deneyim ve birikimimi görebilmeye. Bu saldırılarının ardında yatan motivasyonları net şekilde görebiliyorum elbette. Bu olay karşısında "bu kişi ne amaçla böyle saçma sapan şeyleri uydurma cürretini nereden buluyor?" diye düşünmüştüm. Avrupa Birliği alanında her alandan insan çalışır, çoğu uluslararası ilişkiler ya da çalıştığı alanda bir yüksek lisans da yapmıştır. Dönüp bu riyakar saldırıyı yapan gazeteci beyefendinin özgeçmişine baktım. Uluslararası deneyimi dahi olmayan, anlaşılan Ankara'dan çıkmamış ama "dış politika" bilir geçinen bu er-bilgiç, bana koymaya kalktığı standardı kendine koymayı ihmal etmiş. Bu gazeteci beyefendi ne mezunuydu dersiniz: Makine mühendisliği :) Peki gazetecilik alanında zahmet edip bir yüksek lisans yapmış mı derseniz, onun da yanıtı hayır. Gazetecilik alanında yüksek lisans dahi yapmamış, makine mühendisi bu beyefendi, alanında ödüller almış, bu alanda olabilecek en üst kuruluşta çalışan, dereceyle yüksek lisans sahibi bir kadına, o alanda çalışamayacağını söylüyor adeta. Utandı mı derseniz, utanma duygusunun gerekliliklerini kendisinde göremediğim için utanmamasına pek şaşırdım diyemem. Bu kendini bilmezlere en iyi cevabı Yunus Emre veriyor: İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendin bilmezsin Ya nice okumaktır Kadınlar ve yukarıdaki örnekteki erkek grubuna dahil olmayan erkekler! Böylesi zorbalıklara, er-bilgiçliklere gördüğünüz yerde tepkinizi gösterin ve kız kardeşlerim sakın ha sakın bir er-billgicin motivasyonunuzu kırmasına, ışığınıza gölge etmesine izin vermeyin. Peki bunu nasıl yapacaksınız? İşte size öneriler: Er-bilgiçlik (mansplaining) ile karşı karşıya kaldığınızda kullanabileceğiniz çeşitli stratejiler ve yöntemler bulunmaktadır. İşte bazıları: 1- Durumu Tanıyın: Er-bilgiçliğin ne olduğunu ve nasıl göründüğünü anlamak önemlidir. Er-bilgiçlik, genellikle bir erkeğin kadına gereksiz ve küçümseyici bir şekilde bir şeyleri açıklaması şeklinde kendini gösterir. Bu durumu tanımak, karşılaştığınızda bir isim koyabilmek adına önemlidir. 2- Sesinizi Yükseltin: Eğer bir erkeğin sizi küçümseyici bir şekilde bilgilendirdiğini hissederseniz, durum hakkında konuşmanız önemlidir. İçinizden geldiği gibi, rahatsız olduğunuzu dile getirebilirsiniz. Söz konusu kişiye, zaten bildiğiniz bir konuda bilgi verme ihtiyacı duyduğunu ve bu durumun sizi rahatsız ettiğini açıkça belirtebilirsiniz. 3- Soru Sorma Tekniği: Er-bilgiçlik durumunda karşı tarafa soru sormak, onları düşündürmeye ve belki de bilgiçlik yapma eylemlerinin farkına varmalarına yardımcı olabilir. Sorularınızı, "Bu konuda daha önce araştırma yaptınız mı?" veya "Bu konuyu nereden öğrendiniz?" gibi ifadelerle yöneltmek, karşı tarafın kendilerini sorgulamasını sağlar. 4- Destek Alın: Eğer durum işyerinde veya eğitim kurumlarında gerçekleşiyorsa, bir üst yetkili veya danışmanla konuşabilirsiniz. Er-bilgiçlik, işyerinde veya okulda cinsiyet eşitsizliğinin bir biçimi olarak görülebilir ve bu durumla başa çıkmak için kurumsal destek almak önemlidir. Sizinle benzer deneyimlere sahip kadınlardan destek almayı da ihmal etmeyin. 5- Eğitin: Er-bilgiçlikle karşılaştığınız kişilere, yaptıklarının rahatsız edici ve küçümseyici olduğunu anlatın. Ayrıca, bu tür davranışların cinsiyet eşitsizliğini desteklediğini ve değişmesi gerektiğini vurgulayın. Işık ve güç sizinle olsun!


Komentarze


bottom of page